Blogger tarafından desteklenmektedir.

Çağın Dramı Fenomenler Şefler Uzmanlar Geçidi


 

Emekli Tümamiral Cem GÜRDENİZ’in sürekli tekrar ettiği, algılarla olguların yer değiştirdiği dünya düzeni tanımlaması, sosyal hayatın içine bomba gibi düşmüş vaziyettedir. Sosyal medya, algılarla yürüyen bir algoritma içerir. Sosyal medyada bulunduğunuz kadar var olacağınız gibi, farklı bakış açıları, farklı deneyimler, çarpıcı, uyarıcı söylemler kullanıldıkça kişinin takip edilme olasılığı artmaktadır. İnsanlık, keşfedemediği durumlara karşı hep bir merak içindedir. Bunu keşfeden sosyal medyacı, özellikle; sağlık ve sağlıklı gıdalar, yarış-adrenalin (spor), cinsellik, keyif verici gıdalar (gastronomi), şiddet, duygusal ajitasyon (yalnız birine sahip çıkmak vb.), turizm-seyahat, bilimsel yenilik, hayvanlar, iklim krizi, çevre koruma, savaş, siyaset vb. alanlarda sosyal medyanın tam da göbeğinde yer alır.

Son zamanlarda, fenomen kimliğinde birçok kişinin adli olaylara karıştığına tanık olduk, oluyoruz. Bu kişiler, toplumun hassasiyetlerini kendi yetenekleri ölçütünde bir araya getirerek, dijital içerik üreticiliği yapmaktadır. Birkaç istisna (genelleme yapmadan) dışında bu kişilerin bırakın topluma, kendilerine bir yararları dokunmadığı gözlemlenebilir (intihar, uyuşturucu, psikolojik problemler, şiddet, cinsel saldırı veya ifşa vb.).

7/24 tv’lerde boy gösteren, akademi dünyasının sözde uzmanlarını da bu kategoriye pek tabii alabiliriz. Kendine alanına adamış bilim insanlarının sürekli medyada görünmesi, bilim camiası açısından hoş karşılanmaz. Daha çok, narsistik duyguların tatminini, görünme isteğini kamçılayan bu serüven, yalan-yanlış bilgilendirmeler, farklı disiplinlere yorum getirmelerle pekişir. Bir psikiyatr, takviye gıdalar; bir kimyager, takviye hormon tedavisi; bir dahiliye uzmanı, virüs tedavisi konusunda yeni gelişmeleri, alternatif tıbbı dile getirdiğinde orada bir saçmalık ortaya çıkar. Bunlar gene iyisi, bir de hiçbir işin uzmanı olmayıp da hoca olarak değerlendirilen, kendilerini öyle algılatan kişiler var ki onlar çoğunlukta.

Yarım asrı devirmiş bir Karadenizli olarak, geçende bir şefin açıklamalarını şayanı hayretle izledim. Bu ünlü şef, hamsinin limonla yenmeyeceğini söylüyordu. Aynı şef, Anadolu’da kahvaltı olmaz, çorba içilir, diyordu. Kendisi köyünden çıkarak, meziyetlerini de kullanarak bir şef olmuş olabilir. Türkçe tabiriyle iyi bir aşçı olmuş olabilir. Ancak, yedi sülalesi denizcilik yapmış birine, hamsinin hayat ağacını hatmetmiş birine, bu tarz sallamalar pek fayda etmez. Evliya Çelebi’nin 17. yy.da yazdığı “Seyahatname”sini okusa (nereden okuyacak), bu coğrafyayı, bu kültürü, bu gastronomiyi anlardı. Ve ayrıca, köyünde sadece çorba için birinin damak tadı konusunda ahkam kesmesi de pek manidar, bunu da kaydetmiş olalım.

Geçende, Vedat MİLOR, en iyi Karadeniz pidesi konusunda engin bilgilerini bizimle paylaşmıştı. Kendisini; beyefendi, zeki, entelektüel bulmakla birlikte, onunla bir restorana gitsem aç kalırım düşüncesini de paylaşmış olayım. Geçende, en sevdiği pizzanın Napoliten olduğunu, ançüezli olanına bayıldığını söylemişti. Bu fakir de Napoli’de kazara yediği ançüezli pizza sonunda pizzadan nefret edecek düzeye gelmişti. Belli ki Sayın MİLOR’ün midesi bu konuda oldukça geniş, ya da bizimki dar. Sonuçta, herkesin midesi kendine, lezzeti de kendine saygımız vardır.

İmdi, damak tadı; bölgeden bölgeye, şehirden şehre, ilçeden ilçeye ve hatta köye değişir. En büyük şef, insanın annesidir, nenesidir. Tabii ki farklı tatları, yeni denemeleri bizlerle paylaşabilirler ama kişinin damak tadına, kendi vizyonları ölçütünde yön vermeleri saçma sapan bir durum ortaya çıkartır. Algıyla olgu yine yer değiştirmiş olur.

Neticede, sürekli gündemi meşgul eden ama hiçbir ciddi meşguliyetleri olmayan bu şişirme kişiler, boş teneke misali vurdukça iyi ses veriyorlar.

Siz siz olun, şefmiş, uzmanmış, fenomenmiş diye gözünüzde kimseyi büyütmeyin. Onlar, sizin algılarınızla bir yere geliyor. Çalışan, başarılı insanın sosyal medyada geçirecek boş vakti yoktur. Onlar, daha kalıcı işlere imza atarlar, bizden söylemesi efendim.

Şef, annemiz; fenomen, babamız; uzman da hocamızdır. Gerisi hikaye!

 

Hiç yorum yok